Fenerbahçe Patlamayı Deplasmanda Yaptı!

20 Eylül 2016
Fenerbahçe Patlamayı Deplasmanda Yaptı!

Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig 2016-2017 Turgay Şeren sezonundaki ilk galibiyetini dün Kasımpaşa karşısında almayı başardı.

Peki, Fenerbahçe bu galibiyeti nasıl aldı? Bu bir başlangıç mı yoksa birikmiş bir patlamanın sonucu mu?

Sarı-lacivertliler bilindiği üzere geçtiğimiz sezon büyük yatırımlar yapmış ancak sezonu kupasız kapatmıştı. Kupasız kapatılan bir sezonda ne kadar az bir gelir geleceği malum. Bu nedenle UEFA Mali Fair Play de dikkate alınarak düşük bütçeli bir takım kurulmaya çalışıldı.

PEREİRA’YA FAZLA BİLE MÜHLET VERİLDİ

Sarı-lacivertlilerin oyun kültürü her zaman oyunu domine eden ve bol pozisyonlu bol gollü maçlardır. Bu takımın kültürü budur. Ersun Yanal’dan sonra bunu görmek çok zor olmuştu. Nitekim teknik direktör profiline bakılacak olduğunda da Vitor Pereira da bu nedenle takımın başına getirilmişti. Hatta ilk geldiği zamanlar 4-4-2 sistemi oynatmayı deneyerek bunu destekler niteliğindeydi Pereira.

Ancak daha sonra bol pozisyon veren ve fazla gol yiyen bir takım ortaya çıkınca Pereira sistemi değiştirerek iki ön liberolu 4-2-3-1 sistemine dönüş yapmıştı. Bu dizilişle de çok az pozisyon veren ancak bu sefer de oyun baskısını ve pozisyonları yakalayamayan bir takım ortaya çıkmıştı. Nitekim sezon kupasız kapatıldı ve eleştiriler Pereira’nın üzerine yoğunlaştı.

Ancak Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım Vitor Pereira’nın başarısızlığına göz yumarak yola devam kararı aldı. Ta ki Şampiyonlar Ligi ön eleme turunda Monaco’ya elenene kadar. Pereira’nın bu sefer de 3-5-2 sistemine dönerek oyuncuların alışık olmadığı bir sistemi böyle önemli bir tur aşamasında denemesi tura mal oldu. Nitekim artık Aziz Yıldırım’ın da sabrı taştı ve Vitor Pereira ile yollar ayrıldı.

DİCK ADVOCAAT SINIRSIZ KREDİYE SAHİP

Taraftarların adeta çığrından çıktığı Vitor Pereira dönemi sonrası başa gelen Dick Advocaat değil de herhangi bir teknik direktör olsa bile kendisi açısından çok şanslı olacaktı. Evet gelen her hoca anında bir başarı beklenen ve büyük bir baskı olan bir yere gelmiş olacaktı ancak bu kadar kötü geçirilmiş bir sezon sonrası gelen ilk kişiye verilen imkanlar o hoca için kesinlikle biçilmiş kaftandır.

Dick Advocaat tabi ki oyuncuları tanıması, ligi tanıması ve sistemini oturtması açısından zamana ihtiyacı olan bir isim ancak başkan tarafından tam desteklenen ve sınırsız krediye sahip olan bir teknik adam olması onun istediklerini yapılması açısından önemli bir kriter.

TARAFTAR GRUPLAŞMIŞ DURUMDA

Fenerbahçe’de sportif olarak durumlar böyle iken takımın en büyük destekçisi taraftar açısından ise işler pek de olumlu gözükmüyor. Zaten 2 buçuk senedir bir taraftar grubu ile Aziz Yıldırım arasında sürtüşmeler yaşanıyordu. Bir de bunun üstüne geçen sezon zevk vermeyen, sıkıcı ve her alanda kaybetmiş bir Fenerbahçe olunca Aziz Yıldırım’a yönelik isyan çok daha fazla oldu.

Ancak tabi ki her ne olursa olsun kulüp için yıllarını vermiş büyük hizmetlerde bulunmuş bir başkanın da her zaman arkasında duran bir taraftar kesmi de mevcut. Öte yandan hem taraftar arasındaki gruplaşma hem de bilet fiyatlarının pahalı olması Ülker Şükrü Saraçoğlu Stadı’nın da Şampiyonlar Ligi ön eleme, UEFA Avrupa Ligi Playoff turu ve iki iç saha maçında boş kalması ile sonuçlandı.

KÖTÜ BAŞLANGIÇ

Fenerbahçe’nin yeni teknik direktör ve yeni bir heyecan ile lige başladığı gözle görülür bir gerçekti. Ancak ilk hafta oynadıkları Medipol Başakşehir mücadelesi Sarı-lacivertliler için en istemedikleri başlangıç olsa gerek. Tüm maça hükmeden ancak müsabakada verdiği tek pozisyonla geriye düşen ve aradığı golü bir türlü bulamayarak kaybedilen bir maç oldu. Müsabaka kaybedilse de oynanan oyundan memnun ve heyecanını henüz kaybetmemiş bir taraftar mevcuttu.

Ancak ligin ikinci haftasında evinde oynanan Kayserispor mücadelesinde oynanan oyun ve alınan beraberlik taraftardaki heyecanı yerini geçen senenin birikmiş isyanına bıraktı.

Daha sonra evinde alınan Bursaspor yenilgisi ise taraftarları iyice çileden çıkartmaya yetti ve Fenerbahçe tarihindeki en kötü lig başlangıcına imza atmış oldu.

UEFA Avrupa Ligi’nde grubun ilk maçında deplasman Zorya karşısında alınan beraberlik ise taraftarlar arasında “bu sezonu da rafa kaldırıyoruz artık”  şeklinde bir düşünceye tamamen sevketti.

BU BİR BAŞLANGIÇ MI BİRİKMİŞ BİR PATLAMA MI?

Sırada Kasımpaşa deplasmanı vardı. Fenerbahçe’nin Süper Lig’deki kaderinin belki de bu kadar erken belirleneceği önemli bir karşılaşma idi. Zira rakipleri birer birer galip galip gelmişti ve haftanın son mücadelesinde taraftar ve camia üzerinden de büyük bir baskı vardı oyuncular üzerinde.

İlk 11’i gören herkesin aklına ilk gelen şey geçen seneki Vitor Pereira oldu. Bunun sebebi ise çift ön libero ve önlerinde Ozan’ın yer almasıydı.

Ancak korkulan olmadı ve Fenerbahçe’nin farklı kazandığı mücadelede ilk iki golün sahibi aynı anda sahada olmasından korkulan Josef ve Ozan’dan gelmişti. Bu ikilinin maç boyu ön tarafı zorlamaları ise ekstradan önemli bir detaydı.

Öte yandan dün ki Kasımpaşa’nın da yeni teknik direktör değiştirmiş ve kötü günler geçiriyor olması da Fenerbahçe’nin işini zorlaştırmadı.

Evet, Fenerbahçe güzel bir oyunla ve farklı bir skorla sezonun ilk galibiyetini aldı. Ancak bunda rakibin zayıflığı da düşünüldüğünde bu galibiyetin Sarı-lacivertliler için beklenilen bir başlangıç mı yoksa oyuncular üzerinde biriken baskı sonucu oluşan bir patlama mı olduğu bilinmez. Bu soruların cevabını, bize, ilerleyen haftalardaki Fenerbahçe gösterecek…

Kerem DUMLUPINAR

Bu Haber Hakkında Yorumda Bulun... (üye olmadan yorum yapabilirsiniz)

Bu Habere İlk Yorumu Sen Yap...

avatar
wpDiscuz

Reklam




SOSYAL MEDYADA BİZİ TAKİP EDİN