Başkanlık Sistemi Türkiye’nin Bütünlüğünü Sağlayacak

Son Güncelleme: 16:50
30 Ekim 2016
Başkanlık Sistemi Türkiye’nin Bütünlüğünü Sağlayacak

Başbakan Binali Yıldırım, başkanlık sistemine ihtiyaç duyulduğunu belirterek, “Başkanlık sistemi gelmezse, Türkiye’nin bölünme ihtimali var” dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, Ak Parti düzenlediği Haliç Kongre Merkezi’ndeki, İl Başkanlığı Genişletilmiş Danışma Meclisi’ne katıldı. Burada konuşan Başbakan Binali Yıldırım, yeni anayasa ve başkanlık sistemi konusunda CHP ve MHP’ye çağrıda bulundu. Yıldırım, “Başkanlık sistemi ihtiyaç duyulan sistem, gelin birlikte gerçekleştirelim. Meclis’te konuşalım yetmez, işi sahibine götürelim” dedi. Eyalet sisteminin gelmeyeceğini vurgulayan Yıldırım, başkanlık sistemiyle bölünme riski olduğunu söyleyenlere de “Başkanlık gelmezse Türkiye’nin bölünme riski var. Açıkça söylüyorum” ifadelerini kullandı.

Başbakan Binali Yıldırım’ın konuşmalarından satır başları şu şekilde:

binali-yildirim

KILIÇDAROĞLU ÖZÜR DİLEMELİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki sözlerine tepki gösteren Başbakan Yıldırım, CHP liderinin özür dilemesi gerektiğini söyledi. FETÖ ile mücadele konusunda CHP’ye seslenen Yıldırım, “Darbe oldu CHP Genel Merkezi FETÖ‘cülerin ağlama duvarına döndü. Mağdur edebiyatıyla FETÖ’cülere moral veriyorsunuz. İnsanın diliyle vicdanı arasında irtibat olmalı” ifadelerini kullandı.

2023’DE CUMHURİYETİN 100. YILINI ÇOK DAHA ÇOŞKUYLA KUTLAYACAĞIZ

Türkiye’de ister FETÖ’cü ister bölücü, bu milletin gücü sizin bu eylemleriniz yanında asla ve asla azalmayacak, artmaya devam edecek. Dün millet olarak Cumhuriyetimizin kuruluş yıl dönümünü coşkuyla, heyecanla kutladık. Bugün Cumhuriyetimizin gelecekte de istikbalimizin sembolü olarak bu gururu yaşatacağız. Bu emaneti canımız pahasına korumayı her birimiz için şerefli bir görev sayıyoruz. İnşallah 2023’e geldiğimizde Cumhuriyet’in 100’üncü yılında, 100’üncü kuruluş yıl dönümünü çok daha heyecanlı gerçekleştireceğiz. O günlerden bu günlere vatan şehitlerini rahmetle, minnetle arıyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşları olmak üzere bütün gazilerimizi şükranla yad ediyorum.

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ

Yenikapı’da muhteşem bir miting gerçekleştirdik. 5 milyon vatandaşımız Demokrasi ve Şehitler Mitingi’nde meydanı doldurdu. O gün o meydanda beden veya kalben bulunan vatandaşlarıma bir kez daha teşekkür ediyoruz. O gün Yenikapı’da Türkiye’nin gücünü, milletin demokrasiden yana tavrını bütün dünyaya gösterdik. O gün beraberliğimizi hiçbir gücün bozamayacağını dosta düşmana ilan ettik. 27 gün süren demokrasi nöbetlerinde de milyonlarca vatandaşımız meydanları doldurdu. 81 ilimiz tek yürek oldu, tek vücut oldu. İstanbul demokrasiye, özgürlüklere ve büyük Türkiye hayaline sahip çıktığını gösterdi. Bu yiğit ve dik duruşundan dolayı bütün İstanbulluları, bütün vatandaşları tebrik ediyorum.

Türkiye’nin özeti İstanbul, 15 Temmuz’da kendine yakışanı yaptı, tıpkı 79 milyon vatan evladının yaptığı gibi. 7’den 70’e bütün İstanbullu 15 Temmuz gecesi devletini korumak ve cumhuriyeti yaşatmak için hainlere karşı dimdik durdu. 246 şehidimiz, 2 bin 194 gazimiz var. 15 Temmuz şehitlerimize ve bütün şehitlere bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.

Bu millet şehitlerini asla unutmayacak, gazilerini asla unutmayacak. O gün bu milletin her bir ferdi birer kahramandı. Millet adına, devlet adına hepinize şükranlarımı sunuyorum. Sizler, başkomutanımız, Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla meydanları doldurdunuz. Darbe kalkışmasının gerçekleştiği ilk yer olan Şehitler Köprüsü’nü de tuttunuz. ‘Şehitler Köprüsü geçilmez’ diyerek kurşunlara vücudunuzu siper ettiniz. Darbe gecesi olduğu gibi demokrasi nöbetlerinde de İstanbul’un her köşesinin nabzını tuttunuz. İstanbul’da 2 milyon 200 bini aşan üyemiz 27 gün boyunca çoluğuyla, çocuğuyla meydanlardaydık. Vatanına ihanet edenler değil, meydanlarda demokrasi nöbeti tutanlar kazandı. Milletin tanklarını sürenler değil, tankların üzerine çıkan kahramanlar kazandı. Aklını kiraya veren teröristler değil, herbiri birbirinden yiğit şehitler, gaziler kazandı.

Bu acı tecrübeden önemli dersler çıkardık. Gereken her adımı kararlılıkla atarak, bu türden alçak kalkışmaların yaşanmaması için her türlü tedbiri aldık, almaya devam ediyoruz. Hiç kimse devlet içinde devlet olmaya cesaret edemeyecek. Millet iradesine ipotek koymayı aklından geçirmeyecek. Sınırlarımız içinde veya dışında bu necip millete kast edenlerin üstesinden gelmeye muhtediriz. FETÖ’den de, BETÖ’den de, DEAŞ‘tan da, onun siyasi uzantılarından da kurtaracağız.

AK Parti, 2001’de yola çıkarken kurucu liderimiz genel başkanımız Recep Tayyip Erdoğan, o kutlu yolculukta bir şey söyledi: Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. AK Parti için 3 Kasım 2002 tarihi bir başlangıçtır. AK Parti iktidarı 14 yıl boyunca bir yandan Türkiye’yi 3’e katlarken, milli gelirini 3 kat artırırken, milletimizin hayali olan hizmetleri yaparken, yurdun her köşesini bilişim ağlarıyla donatırken, sağlıkta dönüşümü gerçekleştirirken, eğitimde büyük reformları yaparken, sosyal devlet olma yolunda dönüşümü gerçekleştirirken, diğer yandan da AK Parti vesayetçilerin, darbe özlemcilerinin de tepelerine vura vura geliyor. Ülkeye tuzak kuran darbecileri de teröristleri de hallede hallede bugüne geliyoruz.

MİLLET CUMHURBAŞKANINI KENDİSİ SEÇTİ. YÖNETİM SİSTEMİNDEKİ EN ÖNEMLİ DEĞİLİKLİK BAŞLANGICI BUDUR

Bu hizmetleri yaparken zannetmeyin ki önümüze kimse çıkmadı. Bir yandan hizmet yaptık, proje gerçekleştirdik, bir yanda da vesayet odaklarıyla, darbe meraklılarıyla mücadele ettik. İlk açık müdahale 27 Nisanındaki e-muhtıradır. 363 milletvekiliyle işbaşına gelmişiz ‘Cumhurbaşkanı seçemezsiniz’ dediler. Bu işin çözümü millettir dedik ve millet kararını verdi, millet ‘Cumhurbaşkanını ben seçeceğim’ dedi ve o referandumla birlikte artık Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin önü açıldı. Bu Türkiye’deki yönetim sisteminin en önemli değişikliğinin başlangıcıdır. Bugün başkanlık tartışmalarının başladığı nokta da budur. CHP ve onun akıl daneler o gün adam gibi parlamentoda cumhurbaşkanı seçimi yaptırsalardı, bugün biz sistem meselesini konuşma ihtiyacı duymazdık. CHP siyasi hayatında hiçbir zaman halkın iradesine ram olmamıştır.

EYALET SİSTEMİ DE GELECEK Mİ?

Hiç kimse, eyalet sistemi getirecek, bölünme getirecek diye yalan yanlış beyanlarda bulunmasın. Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü önceleyen, yargı-yürütme-yasamanın alanlarını ayıran, modern anayasadan bahsediyoruz. Bu anayasa ile Türkiye koalisyonlarla yürütülen dönemi geride bırakacak. Tek başına iktidar çıkaracak istikrarı ve güveni seçimde sağlayacak yeni dönemle tanışmış olacaktır.

Türkiye’deki sistemin adı da yok, dünyada örneği de yok. Yarı başkanlık sistemine de benziyor, parlamenter sisteme de benziyor. Darbeciler anayasayı yazarken dünyada ne yetki varsa doldurmuş. Bir acayip durum. Bunun düzelmesi gerek. Bizim yapmayı istediğimiz şey bu. Millet iradesi en üstün iradedir. Ne vesayetçiler, ne darbeciler, ne de başkaları. Başkanlık sistemiyle ilgilli bu konu önümüzdeki günlerde bütün kapsamıyla enine boyuna konuşulacak. Yanlış bilinen doğrular da bu şekilde vatandaşımıza anlatılacak.

Bunun için AK Parti’nin tek başına başkanlık için, Meclis’ten geçirip milletin önüne getirme şansı, imkanı yok. O yüzden Meclis’teki diğer partilerin başta MHP olmak üzere CHP’nin de bu dönüşüme destek vermesini bekliyoruz. İstiyoruz ki, uzlaşmanın olabildiğince yüksek olsun. Bu şerefe Türkiye’yi gelecek kuşaklara taşıyacak bu onuru hep birlikte taşıyalım. Milletimizin bütün renklerini temsil etsin. CHP karışmazsa da biz bu hedefimizden vazgeçecek değiliz. Anayasa değişikliğini Meclis’e getireceğiz. Bu anayasa değişikliğinin milletin onayından geçmesi gerekiyor.

TERÖRLE MÜCADELE NE ZAMAN BİTECEK?

Türkiye bir yandan kalkınma ve 100’üncü yıl hedeflerini gerçekleştirmek için çalışmaya devam ederken, diğer yandan da içeride ve dışarıda terör örgütleriyle amansız bir mücadele veriyoruz. Güvenlik kuvvetlerimiz doğu ve güneydoğuda birçok bölgede yurdun her köşesinde teröristler göz açtırmıyorlar, milletin huzuru, barışı, can güvenliği için canla başla çalışıyorlar.

Suriye’den DEAŞ, PYG/YPG tehdidini engellemek için Fırat Kalkanı ile gereken tedbirleri alıyoruz, güvenli alanları oluşturuyoruz. Bizim amacımız bölgeye huzurun, barışın gelmesidir. Kimsenin toprağında gözümüz yoktur. Kimsenin birliğinin, beraberliğinin bozulmasını istemiyoruz. Irak ve Suriye’de bölünmeye karşıyız.

VATANDAŞLARIMIZ HUZUR VE GÜVEN İÇERİSİNDE OLANA KADAR DEVAM

‘Terörle mücadele ne zaman bitecek’ diye soruyorlar. Terörle mücadele, vatandaşlarımız Türkiye’nin her yerinde işinde gücünde, seyahatinde huzur ve güven içinde oluncaya kadar devam edecek. Askerimize, polisimize, sivil vatandaşımıza yönelen saldırılar bitinceye kadar devam edecek. Terör örgütünün Kürtler diye bir sorunu yok. Kürtlerin ve Türklerin, bu milletin PKK terör örgütü gibi bir sorunu var. Bu sorunu da milletin gündeminden kaldırmak gibi bizim görevimiz var. Bunu büyük gayretle yapıyoruz. Terörü Türkiye gündeminde en alt sıraya düşüreceğiz.

Darbeyi denediler, terör denediler olmadı. Şimdi ekonomi üzerinden yeni faaliyet içine girdiler. FETÖ’cüler ve bölücüler kolkola. Bunları seven epey taraftarları da var. Bölücülere destek veren partinin eş başkanı ‘Biz PKK’yı terör örgütü olarak görmüyoruz’ diye bağırıyor Almanya’da. Gel onu Diyarbakır’da söyle de görelim. Tanışık köyünde söyle. Oradan uzaktan alçak terör örgütüne destek vermekle olmaz. Bu destek verenler de bunun hesabını yüce Türk adaletine verecekler. Ekonomimiz üzerinde de ne yapmaya çalışırsanız çalışın asla başarılı olamayacaksınız. Bu millet her türlü teröre, kalkışmaya gereken cevabı verdiği gibi, dün olduğu gibi…”

Bu Haber Hakkında Yorumda Bulun... (üye olmadan yorum yapabilirsiniz)

Bu Habere İlk Yorumu Sen Yap...

avatar
wpDiscuz

Reklam




SOSYAL MEDYADA BİZİ TAKİP EDİN